Zaman: 18 Haz 2019 15:01






Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver Sayfaya git Önceki  1 ... 14, 15, 16, 17, 18, 19  Sonraki
 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 19 Eki 2018 07:44 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

Bu Haftanın Cuma Hutbesi (19 Ekim 2018) Diyanet Türkiye Geneli

Cuma Hutbesi'nin konusu ''MADDİ VE MANEVİ ARINMA: TEMİZLİK''

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de, mümini maddeten ve manen temizleyen abdest, gusül ve teyemmümü emrettikten sonra şöyle buyurmuştur: “Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, fakat O sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.”
Okuduğum hadis-i şerifte Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.s) şöyle buyuruyor:

“Allah her türlü noksanlıktan, kusurdan münezzehtir, davranışlarında, sözlerinde nezih olan kullarını sever; temizdir, temiz kullarını sever.”

Aziz Müminler!

Temizlik; maddi ve manevi anlamda kirden arınmak, pak ve nezih hale gelmektir. Rabbimizin bizlere emanet olarak verdiği bedeni, iman ile huzura kavuşmuş kalbi duru tutmaktır. Temizlik hem sağlıklı bir hayatın kaynağı hem de mümini kötülükten alıkoyan namaz gibi kıymetli bir ibadetin ön şartıdır.

Kıymetli Müslümanlar!

İslam; maddi ve manevi her türlü temizliğe teşvik eden bir fıtrat ve hayat dinidir. Kâinat daimi bir yenilenme ve arınma içindedir. Yeryüzündeki bütün canlılar, fıtratları gereği temiz olmaya çalışır. Ancak temizlik hususunda, eşref-i mahlûkat olan insanoğlunun bütün canlılar içinde ayrı bir yeri ve sorumluluğu vardır. Nitekim doğayı kirleten de, temiz tutacak olan da odur.

Değerli Müminler!

Temizlik bir yönüyle maddi kirlerden arınmadır. Vücudumuzun sıhhati, iç âlemimizin huzuru temizlikte saklıdır. İnsan olmanın onuruna yakışan vücut temizliği, ağız ve diş bakımı maddi temizliğin başında yer alır. Sevgili Peygamberimiz de ümmetine zor gelmeyeceğini bilse her namaz vaktinde misvakla ağız temizliğini emredecek kadar bu konuyu önemsemiştir.

Kıymetli Müslümanlar!

Peygamberimiz (s.a.s), Hira mağarasında geçirdiği inziva döneminden sonra vahiy alarak risâletle görevlendirildiği zaman “Elbiseni tertemiz tut. Her türlü pislikten uzak dur” emrini almıştır. Önemli olan elbiselerin eski olması değil kirli olmamasıdır. Camilere kirli elbise ve çoraplarla gelmek, nahoş kokularla kardeşlerimize rahatsızlık vermek doğru bir davranış değildir. Mümin, hangi ortamda bulunursa bulunsun temizliğin, zarafetin ve ferahlığın timsali olmalıdır. Allah Resûlü, üzerinde kirli elbiseler bulunan bir adama rastlayınca, “Bu adam elbisesini yıkayacak bir şey bulamamış mı?” diye buyurmuştur.

Beden ve elbise temizliğinin yanı sıra çevre temizliğine dikkat etmek, müminlere namazgâh kılınan yeryüzünün tamamını temiz tutmak dini ve insani bir görevdir. Tabiatta yüzyıllarca kalan ve zehir saçan plastik ve benzeri atıkları rastgele savurmak yerine geri dönüşüm kutularına atmak, çevre ahlakına uygun davranmak gelecek nesillerimize karşı sorumluluktur.

Muhterem Müminler!

Temizlik aynı zamanda insanın manevi kirlerden kurtulması anlamı taşır. Bu yönüyle temizlik, müminin İslâm’la aydınlanan kalbini karanlıktan, kirden, pastan uzak tutmasıdır. Gönlünü kibir, riya, haset, yalan, cimrilik gibi hastalıklardan arındırması; tevazu, dürüstlük, cömertlik, merhamet, edep gibi güzel hasletlerle donatmasıdır. Ruhunun aynası, kalbinin tercümanı olan dilini kaba ve yüz kızartıcı sözlerden, terbiye dışı konuşmalardan, yalan ve iftiralardan beri kılmasıdır. Göz, kulak, el, ayak gibi azalarını kötülüklerden ve haramlardan korumasıdır. Her işinde helal olana yönelmesidir. Hata ve yanlışlarından tövbe ederek günah yükünden kurtulmasıdır. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, dünyada yolcu gibi yaşayanlar, rükûa varanlar, secde edenler, iyiliği teşvik edip kötülükten alıkoyanlar, Allah’ın sınırlarını gözetenler; işte o müminleri müjdele!”

Aziz Müminler!

İmanımızın gereği temiz ve nezih olmaktır. Dinimizin emri olan maddi ve manevi temizlik kaidelerine dikkat edelim. Ne vücudumuzu bakımsız bırakıp dağınık olalım, ne de bakımlı olmak adına aşırılıklara meyledelim. Dünya ve ahiret saadetini uman müminler olarak temizliğin ve güzel ahlakın örneği olalım. Etrafımıza dış görünüşümüzle umut; söz ve davranışlarımızla huzur ve güven verelim. Temizliğimiz imanımızın delili olsun. İçimiz dışımız, etrafımız tertemiz olsun.

Kıymetli Müslümanlar!

Diyanet İşleri Başkanlığımız, aziz milletimizin desteğiyle yurtiçinde ve yurtdışında nice camiler inşa etmektedir. Âl-i cenap milletimizin dün olduğu gibi bugün de camilerin yapımına katkı sağlayacağına olan inancımız tamdır. Yüce Rabbimizden niyazımız tertemiz bir bedenle, dupduru bir gönülle yaşam sürmek, camisiz ve ezansız kalmamaktır.

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 25 Eki 2018 20:22 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

CUMA HUTBESİ
TARİH: 26.10.2018

AİLEDE ŞEFKAT VE NEZAKET DİLİ

Muhterem Müslümanlar!
İslam, cahiliye dönemine ait olan her türlü kötü söz ve alışkanlığın son bulduğu, imanın ve güzel ahlakın hâkim olduğu bir saadet asrı inşa etmiştir. İslam’ın ilk muhatapları olan sahabe-i kiram, iyi huylu, güzel sözlü, halis niyetli insanlardan oluşan seçkin bir topluluktur. Onların ardından gelen nesillere ve bugün bizlere yakışan da ashâb-ı güzîni örnek almaktır. Onların Kur’an ile kıvam bulan, sünnet ile yoğrulan hayat tarzını çağımıza yansıtmak, güzel ahlakın, şefkat ve merhametin öncüleri olmaktır.
Kıymetli Müminler!
Sözün en güzelini, en yakınlarımız hak eder. Nezakete, hoşgörüye, en özenli sevgi ve saygı davranışlarına layık olan, ailemizdir. Bu yüzden Peygamber Efendimiz “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım” 1 buyurmuştur. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in kendi ailesiyle iyilik ve ihsan üzerine kurduğu ilişkiyi bize model olarak göstermesi son derece değerlidir. Çünkü aile bir ömür boyu sevgi, huzur ve güvenin yaşanacağı en samimi ortamdır.
Aziz Müminler!
Allah Teâlâ, aile ile bize dede, nine, anne, baba, eş, çocuk, torun ve kardeş olmayı lütfetmiştir. Aile, anne yüreğinin güzelliği, baba ocağının bereketidir. Eşler arasındaki sevginin ve sadakatin derinliğidir. Evladın anne babaya gösterdiği hürmet ve ikramın genişliğidir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Rabbimiz aile gibi değerli bir hazinenin önemini bizlere şöyle bildirmektedir: “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”2
Kıymetli Müslümanlar!
Huzurlu bir aile, sevgi ve fedakârlıkla kurulur. Adalet ve vicdanla ayakta durur. Ülfet ve merhametle korunur. En sıkıntılı anlarda bile, gönül alıcı bir çift söz aileyi birbirine kenetler. Büyük-küçük her cana saygının hâkim olduğu bir ailede, rahmet konuşur, şiddet susar. Kadın-erkek her ferdin şefkat kuşandığı bir ailede, ima ile de olsa can yakılmaz, gönül yıkılmaz. Nitekim Sevgili Peygamberimiz hayatı boyunca kimseyi incitmemiştir. Eşlerine karşı daima anlayışlı, sabırlı, nazik ve hoşgörülü olmuştur. “Mümin bir kimse eşine karşı nefret beslemesin. Onun bir davranışından hoşlanmasa da razı olduğu bir başka davranışı mutlaka vardır” 3 buyurarak bizleri olumluyu görmeye, insaflı olmaya davet etmiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Hayırlı bir mümin, hayatın çilesini onunla birlikte çeken, derdine ortak olan, sevincine eşlik eden aile bireylerinin kıymetini bilir. Onların Allah’ın birer nimeti oldukları kadar, aslında emanet de olduklarının farkına varır. Mümin olmanın yani “elinden ve dilinden emin olunan kimse”4 vasfını taşımanın önce ailede başladığını idrak eder. Hayırlı bir eş, nikâhlanırken verdiği söze sadık kalır. Ahdine vefa gösterir. İyi bir baba, ailesinde adil ve merhametli haliyle sevilir. Aile bireyleriyle iyilik yolunda her daim gönül birliği içinde, kol kola, omuz omuza yürür.
Değerli Müslümanlar!
Aile içinde huzur ve mutluluk, sağlıklı bir iletişimle kalıcı hale gelir. Sevgili Peygamberimiz “Allah’a ve ahiret gününe inanan ya hayır söylesin ya da sussun”5 buyurmuş, müminlere daima hayrı dile getirmeyi ve hayırlı olanın peşinde koşmayı öğütlemiştir. Bu öğütlerin muhatabı olarak bizlere düşen de güler yüzümüzü, güzel sözümüzü, takdir ve teşekkürümüzü ailemizden esirgememektir.
Aziz Müminler!
Acısıyla, tatlısıyla ömür yolculuğunu birlikte geçirdiğimiz ailemizin değerini bir kere daha hissedelim. Eşlerimize ve evlatlarımıza karşı müşfik ve nazik olalım. Öfkeyle kalkıp zararla oturmayalım. İncitmeyelim, incinmeyelim. Aksine her hal ve şartta, herkese karşı merhameti ve fazileti kendimize şiar edinelim. Ailede huzursuzluğun sebebi değil, mutluluğun ve güvenin teminatı olalım. Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de bize öğrettiği şu duayı dilimizden düşürmeyelim: “Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”6

1 Tirmizî, Menâkıb, 63. 2 Rûm, 30/21. 3 Müslim, Radâ’, 61. 4 Müslim, Îmân, 65. 5 Ebû Dâvûd, Edeb, 122, 123. 6 Furkân, 25/74.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 02 Kas 2018 08:10 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

CUMA HUTBESİ
02.11.2018

TEMİZ GIDA TEMİZ NESİL

Muhterem Müslümanlar!
Allah Resûlü (s.a.s), bir gün ashabına ve onların şahsında bütün insanlığa şöyle seslendi: "Ey insanlar! Allah Teâlâ temizdir, ancak temiz olanı kabul eder. Allah, Peygamberlerine emrettiği şeyleri müminlere de emretti." Peygamber Efendimiz bu sözlerinin ardından şu âyeti okudu: "Ey Peygamberler! Temiz olan şeylerden yiyin, güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyla bilmekteyim." Allah Resûlü (s.a.s) konuşmasına devam ederek, ashabına bir adamın halini anlattı. Bu adam uzun yolculuklar yapmış, üstü başı toz toprak içinde kalmış, ellerini göğe açmış "Yâ Rab, yâ Rab!" diye yalvarıyordu. Sonra Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: "Fakat onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haram idi. Peki, böyle birisinin duası nasıl kabul edilsin?"

Kıymetli Müminler!
Yerlerin ve göklerin sahibi olan Allah, uçsuz bucaksız bir kâinat ve bu kâinat içinde insanın hayatını devam ettirmesine uygun bir dünya var etti. Tatlı ve latif sularla, bin bir çeşit leziz yiyecekle çevremizi donattı. Ekinlerin yetiştiği arazileri, meyve bahçelerini, onları büyüten güneşi ve yağmuru lütfetti. Her biri ayrı güzel ve birbirinden değerli nice varlığı insanın emrine amade kıldı. Sonra da kullarından seçici davranmalarını isteyerek şöyle buyurdu: "Allah'ın size verdiği helâl ve temiz rızıklardan yiyin ve iman etmiş olduğunuz Allah'ın yasaklarından sakının." Ancak insanoğlu, çoğu zaman Rabbinin verdiği nimetlerden istifade edip yeryüzünü ıslah etmek ve iyiliği çoğaltmak yerine, fesat çıkarıp kendisine ve dünya evine zarar verdi. Şehir hayatının, lüks ve konforun cazibesi karşısında ziraatı, doğal hayatı, dengeli yaşamı terk etti. Kimi zaman tohumların genetiğini bozarak, kimi zaman kimyasal ve yapay ürünlerle tabiatı zehirleyerek tertemiz nimetlere yazık etti. Halbuki toprağımıza, ürünümüze, el emeğimize sahip çıkmak hepimizin vazifesiydi. İnsanoğlu "Sakın dengeyi bozmayın" ilahi uyarısına riayet etmeyerek kendi elleriyle toprağı, havayı ve suyu kirletti. Maddi menfaatlere aldanarak, kendisi dışındaki varlıklara ve gelecek nesillere karşı da sorumlu olduğunu unuttu. Oysaki Allah Teâlâ, bizi şöyle uyarmıştı: "Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın…"

Aziz Müminler!
Bir toplumda maddi ve manevi tahribat gıdanın bozulmasıyla başlar. Helal haram duyarsızlığı, insanlarda bir bilinç kirlenmesine dönüşür. Ahlaki ve insani değerler göz ardı edilince, yenilip içilenler, üretilip tüketilenler fayda yerine zarar verir. Nihayetinde toplumsal bir yozlaşma gerçekleşir; küçücük dimağların ve gencecik yavruların fıtratı bozulur. Sevginin, saygının ve hoşgörünün tükendiği, kötülüğün, hayâsızlığın ve adaletsizliğin çoğaldığı bir ortam oluşur. Nitekim Cenâb-ı Hak, münafık şahsiyetinden bahisle, "O, senin yanından ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez" buyurmuştur. O halde, dünya üzerinde huzuru ve barışı yok etmek isteyenler, ekini ve nesli ifsat etmek için çaba göstermektedir. Müminler için bu ayet hem bir uyarı hem de temiz bir gıda ve nezih bir nesil inşa etmeye davettir.

Değerli Müslümanlar!
Her söz ve davranışımız gibi, her lokmamızın da hayatımızda derin tesiri vardır. İnsan ne yediğine ve ailesine, sevdiklerine ne yedirdiğine dikkat etmekle mükelleftir. Bu dünya bize, biz de birbirimize emanetiz. O halde sorumluluğumuzun farkına varalım; ölçülü ve ahlaklı bir hayatı benimseyelim. Helal kazancın, temiz üretimin, dengeli tüketimin ve sağlıklı nesillerin gayreti içinde olalım...

Mü’minûn, 23/51.  Müslim, Zekât, 65; Tirmizî,Tefsîru’l-Kur’ân, 2.  Mâide, 5/88.  Rahmân, 55/8.  A’râf, 7/56.  Bakara, 2/205.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 09 Kas 2018 05:52 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


En son Çerikli tarafından 21 Kas 2018 21:32 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 09 Kas 2018 18:30 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim

Çınar ve Sarmaşık

Bir gün, bir çınar ağacının yanı başında bir sarmaşık filizi boy vermeye başlamış. Bahar günleri ilerledikçe; sarmaşık, çınar ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurun ve güneşin etkisiyle büyümüş ve çınarın boyuna ulaşmış.
Sarmaşık hızlı büyüyüp boy atmanın gururuyla ve küçümseyen bir eda ile çınara sormuş:

– Sen kaç ayda büyüyüp bu hale geldin diye?

Çınar cevap vermiş: 100 yılda!

– 100 yılda mı demiş sarmaşık. Alaycı bir tavırla gülmüş ve yapraklarını böbürlene böbürlene sallamış. Daha sonra da;

Ben iki ayda senin boyuna geldim, bak diyerek alaycı tavrını sürdürmüş.

– Doğru demiş, çınar; Sen iki ayda benim sırtımdan, benim gıdamı emerek ve benim gövdemi kullanarak benim boyuma geldin!

Günler günleri kovalamış. İlkbahar ve yaz bitmiş. Sonbahar, yani hazan mevsimi gelmiş. Sonbaharın ilk rüzgarlarıyla sarmaşık; önce üşümeye sonra yapraklarını dökmeye, soğuklar arttıkça da, dalları aşağı doğru düşmeye başlamış.
Sarmaşık endişe içinde, çınara sormuş: Neler oluyor bana?

– Ölüyorsun ve yok oluyorsun diye cevap vermiş çınar. Sarmaşık, Niçin diye sormuş panik içinde. Çınar cevap vermiş:

– Benim yüz yılda geldiğim yere, sen iki ayda gelmeye çalıştığın için.
---------------------------------------------------------------------------
[Benim dinlediğim hikaye biraz farklıydı bu konu hakkında.
Çınarla sarmaşık arasındaki konuşma kısmı yani.
Baharın,yağmurun güneşin etkisiyle hızla büyüyen sarmaşık
haddini aşıp çınara dönerek:
Bak ben de senin gibi büyüdüm uzadım ağaç oldum demiş.
Çınar bu acemi sarmaşığa imalı şekilde gülerek cevap vermiş:

''Şu sıcak yaz günleri geçsin güz mevsimi gelsin de
kimin ağaç olduğu o zaman belli olur''
demiş.]

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 09 Kas 2018 20:57 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim

Düzenbaz Dilencinin Dürümü Saklayıp Çöp Yiyormuş Gibi Yapması Tepki Çekti!
Taksim'de, yardımsever bir vatandaş iki tane dürüne oldu kiırarak dilenen kadına verdi. Dilenci kadının dürümleri saklayıp çöp yiyormuş gibi yapması çevredekilerin tepkisine neden oldu.

Taksim'de, yardımsever bir vatandaş iki tane dürüne oldu kiırarak dilenen kadına verdi. Dilenci kadının, dürümleri saklayıp çöp yiyormuş gibi yaparak dilenmeyi sürdürmesine çevredekiler tepki gösterdi. Yoldan geçen bir kişi, farklı noktalarda gördüğü kadının yanına giderek duygu sömürüsü yapmaması konusunda uyarıda bulundu. Kendisinin görüntülendiğini anlayan kadın, yanında taşıdığı çöp poşetiyle gözden kayboldu.


Gün boyu yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan İstiklal Caddesi'nde insanların duygularını istismar ederek yardım toplayan bir kadın, yoldan geçenlerin tepkisini çekti. Cadde üzerinde birçok noktada durarak yanında taşıdığı çöp poşetinde bulunanları yiyormuş gibi yapan kadın, çevredeki vatandaşlardan kendisine yardım etmesini bekledi.

ÇÖP POŞETİNDEKİ YİYECEKLERİ ALARAK GÖZDEN KAYBOLDU

Yoldan geçen bir kişi ise, farklı noktalarda gördüğü kadının yanına giderek duygu sömürüsü yapmaması konusunda uyarıda bulundu. Kendisinin görüntülendiğini anlayan kadın, çöp poşetindeki bardağı fırlattı. Kadın daha sonra yanında getirdiği çöp poşetindeki yiyecekleri alarak gözden kayboldu.

Resim

"DUYGU SÖMÜRÜSÜ YAPIYOR"

Kadının duygu sömürüsünü anlayarak onu uyaran kişi, "Burada az önce acıyarak yanına geldiğimiz kadın, yoldan geçen bir kişi yardım amaçlı iki tane dürüne oldu kiırarak verdi. O dürümleri yemedi, sakladı. Bu kadın sadece önündeki çöpleri karıştırıyor kendisini yardıma muhtaçmış gibi göstererek duygu sömürüsü yapıyor. Gerçekten bu tür insanlar yardıma ihtiyacı olan insanlara engel oluyor" dedi.


"İNSANLARIN DUYGULARIYLA OYNUYORLAR"

"Ben birkaç kere böyle kişilere denk geldim" diyen kadın, "İnsanların duygularıyla oynuyorlar. Ben yukarıda kendisini uyardım 'Niye bunu yiyorsunuz, sana iki tane dürüm verdiler onu neden yemiyorsun' dedim. Oradan ayrılarak buraya geldi. Ben de takip ettim. Oradan topladığı torbasını başka bir yerde yeniden açtı. Biz burada insanlarımızı uyarıyoruz. Kesinlikle bu tür insanlara inanmasınlar" diye konuştu.

Son Dakika » Güncel » Haber Haber Yayın Tarihi : 09.11.2018 12:54 DHA

https://www.sondakika.com/haber/haber-t ... -11419449/

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 16 Kas 2018 13:40 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

16 Kasım 2018 Cuma günü yayımlanan Cuma Hutbesi'nin ana konusu "MEVLİD-İ NEBİ" olarak belirlendi.

Aziz Müminler!
Önümüzdeki Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan gece, Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.s)'in dünyayı şereflendirdiği Mevlid-i Nebi'nin yıl dönümünü idrak edeceğiz. Bizlere ümmet-i Muhammed olma bahtiyarlığını lütfeden Rabbimize hamd ü senalar olsun. İnsanlığa rahmet ve hidayet vesilesi olan Peygamberimize, âline ve ashabına salât ve selâm olsun.

Muhterem Müslümanlar!
Yüce Allah, Resûl-i Ekrem Efendimizi şöyle tanıtıyor: "Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik." Peygamberimiz hak ve hakikate şahit, iyilik yolunda müjdeleyici, bâtıla karşı da uyarıcıdır. Kur'an-ı Kerim'i ümmetine tebliğ eden, açıklayan ve bizzat yaşayarak öğreten O'dur. İnsanlığı huzura, barışa, adalete davet eden O'dur. Hayatının her safhasında ümmetine yol gösteren, rehberlik eden, istikamet çizen, imtihan dünyasında rehberimiz olup yolumuzu aydınlatan da yine Allah Resûlü'dür.

Kıymetli Müminler!
Allah'a iman edip O'nun rızasını arayan, her iki dünyada da aziz ve mutlu olmak isteyenler için "üsve-i hasene" yani en güzel örnek Muhammed Mustafa (s.a.s)'dir. Rabbimiz bunu şöyle beyan buyurur: "İçinizden Allah'ın lütfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah'ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah'ta güzel bir örneklik vardır."

Bu güzide örneği izleyerek onun terbiyesinde yetişen ashâb-ı kiram, iman ve adaletin, ilim ve hikmetin, cesaret ve merhametin timsali olmuştur. Onun inşa ettiği İslam toplumunun her bir ferdi, cahiliyenin karanlığını arkasında bırakarak yücelmiş, gittiği her yere vahyin huzur ve güven mesajını taşımıştır.


Değerli Müslümanlar!
Allah Resûlü (s.a.s) kendisine risalet görevi verilmeden önce de nezih bir gençlik dönemi geçirmiştir. Çevresinde "Muhammedü'l-emîn" yani "Güvenilir Muhammed" lakabıyla tanınan Peygamberimize, ilk inananlar da gençlerdir. Onun dürüst, erdemli, insaflı ve adaletli kişiliği, gençlerin en büyük güvencesi olmuştur. Genç sahabilere kâmil bir iman, salih bir amel ve güzel bir ahlakla yaşamayı öğreten Peygamberimiz, onları insanlığın ufkunda parıldayan birer rol model olarak yetiştirmiştir.

Aziz Müminler!
Gençleri anlama ve onları geleceğe hazırlama konusunda da Peygamberimiz bizler için eşsiz bir örnektir. O, gençlere daima güvenmiş, sorumluluk vermiş, fikirlerini dinlemiş, hatalarını incitmeden düzeltmiştir. Hz. Ali'yi kendi yatağında bırakıp Esma'nın taşıdığı azıkla hicret yoluna düştüğünde, Mus'ab'ı Medine'ye öğretmen, Muaz'ı Yemen'e kadı olarak gönderdiğinde, Üsâme'yi orduya komutan tayin ettiğinde hepsi birer gençtir.



Genç Kardeşim!
Allah Resûlü (s.a.s), "Şüphesiz ki Allah, hevasına tabi olmayan, haktan sapmayan genci sever" buyuruyor. Sen de bugün, tıpkı genç sahabiler gibi, ömür sermayenin en bereketli yıllarını yaşıyorsun. Çevreni saran aldatıcı, oyalayıcı, hakikatten uzaklaştırıcı nice sahte davet olsa da imanın gücüne, ibadetin şevkine ve ahlâkın zenginliğine daima güvenmelisin. Gençlik enerjini Rabbinin rızasına uygun işlerde harcamalı, Peygamberini rehber ve model almalısın. Çünkü yeryüzünde iyiliği hâkim kılacak ve insanlığın kanayan yaralarına şifa bulacak olan sensin. Bu aziz vatanın, milletin, ümmet-i Muhammed'in filizlenen umudu sensin.

Kıymetli Müminler!
Sevgili Peygamberimizin doğum günü olan Rebiu'l-evvel ayının on ikinci gecesi, bu yıl 19 Kasıma denk gelmektedir. Bu geceyi içine alan hafta, "Mevlid-i Nebi Haftası" olarak kutlanacaktır. Başkanlığımız, haftanın temasını "Peygamberimiz ve Gençlik" olarak belirlemiştir. Bu vesileyle Peygamberimizi daha yakından tanımaya, anlamaya, bilhassa gençlerle iletişimini örnek almaya ve gençliğimizin sorunlarına sünnet-i seniyyeden çözümler bulmaya gayret edeceğiz. Mevlid-i Nebi Haftamız aziz milletimize ve bütün İslam âlemine hayırlar getirsin.
Âmin!

.

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 21 Kas 2018 21:36 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim

Resim

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 23 Kas 2018 09:11 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 30 Kas 2018 06:06 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 3532
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 

Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver Sayfaya git Önceki  1 ... 14, 15, 16, 17, 18, 19  Sonraki


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir



Geçiş yap:  
Uyarı : Bu sitede herhangi bir üyenin mesajı nedeniyle haklarınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız borsayorumu@borsayorumu.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.