Zaman: 20 Oca 2017 14:58






Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki
 
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 06 Eki 2015 21:57 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim


Trafikte, Fotoğraflı, Videolu İhbar Dönemi

Kayseri'de, trafik kuralları ihlallerine karşı vatandaşların cep telefonları üzerinden fotoğraf ve video yoluyla ihbar ve şikayette bulunabileceği yeni dönem başladı.


Kayseri Valiliği, trafik kurallarını ihlal eden sürücülerin, akıllı cep telefonlarıyla çekilen fotoğraf ve video kaydıyla ihbar hattına bildirilebileceğini açıkladı.

VATANDAŞ FAHRİ MÜFETTİŞ OLDU

Valiliğin konuyla ilgili açıklamasında, trafikte kural ihlali yaptığı video veya fotoğraf kaydıyla tespit edilen araçların görüntülerinin Emniyet Müdürlüğü'ne bildirilmesiyle, "Sorumluluk duygusuna sahip vatandaşlarımızın adeta birer fahri müfettiş gibi görev yapması amaçlanmıştır." denildi.

WHATSAPP'DAN EMNİYET'E MESAJ

Kayseri Valisi Orhan Düzgün, uygulamaya vatandaşların desteğini beklediğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

"Trafik kurallarına uymayarak, trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde olumsuz ve tehlikeli davranışta bulunanların takibi ve cezalandırma çalışmaları İl Emniyet Müdürlüğümüze bağlı ekipler tarafından yapılmaktadır. Yapılan bu çalışmalara ilave olarak trafik kurallarını ihlal edenlerin yakalanma riski duygusunu artırmak amacıyla, vatandaşlarımız tarafından, trafikte kural ihlali yaptığı video veya fotoğraf kaydıyla tespit edilen araçların görüntülerini, ihlalin yapıldığı yer ve zaman bilgileriyle birlikte WhatsApp uygulaması üzerinden iletmeleri halinde Emniyet Müdürlüğümüze bağlı Trafik Şubesi tarafından cezai işlem uygulanmak üzere gerekli değerlendirme yapılacaktır."

Vali Düzgün, akıllı iletişim uygulamaları üzerinden şikayet ve ihbar hattını amacına aykırı ya da usulsüz bir şekilde kullananlar hakkında da gerekli cezai işlemlerin uygulanacağını ifade etti.



Son Dakika»Güncel»Haber [7749963]Haber Yayın Tarihi: 06.10.2015 12:59:00 DHA

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 13 Eki 2015 07:34 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

Yaban Arıları Yapıyor, Onlar Hasat Ediyor


Resim


Kırklareli'nin Istranca Ormanları'nda yaban arılarının, seçtikleri ağaçların içini oyarak ürettikleri doğal "orman balı"nın hasadına başlandı.


Kırklareli'nin Istranca Ormanları'nda yaban arılarının, seçtikleri ağaçların içini oyarak ürettikleri doğal "orman balı"nın hasadına başlandı.

Istranca Ormanları çevresindeki köylülerin yeni geçim kaynağı haline gelen, yıllık ortalama 800-900 kilogram toplandığı belirtilen doğal orman balı, tüketicilerin de beğenisini kazandı.

ZAHMETLİ İŞ

Köylüler her yıl bu mevsimde sabahın erken saatinde gruplar halinde Istranca Ormanları'na dağılarak, bazıları 25-30 kilometre yürüyüşün ardından, yaban arılarının ağaçlara açtıkları deliği tespit ederek kolları sıvıyor.



ARILARA DOĞAL KOVAN

Ormana zarar vermek istemeyen köy sakinleri kuru buldukları ağaçları keserken, yaş ağaçlara tırmanarak hasat çalışmalarını sürdürüyor. Yağmur, çamur, dere, tepe demeden ağaçlardan bal toplamaya çalışan köy sakinleri zaman zaman arıların saldırısına da uğruyor.

TEHLİKESİ VAR

Çok sayıda arının saldırına uğrayan bazı vatandaşlar zaman zaman hastanede tedavi altına alınabiliyor.

"KİLOSU 100 LİRA"

Kofçaz ilçesinin Kocayazı köyünde, ormandan elde ettiği balla geçimi sağlayan Sercan Koç, zorluklarla elde ettikleri balın tüketicilerin beğenisini kazandığını söyledi.

Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğal orman balının çok kaliteli olduğunu bildirdi.

Bal hasadının çok zahmetli olduğunu ifade eden Koç, her gün 25-30 kilometre yürüyerek buldukları ballı ağaçlardan zaman zaman düşebildiklerini ya da arıların saldırısı sonucu hastaneye kaldırıldıklarını vurguladı.

Arıların, Istranca Ormanları'nın temiz havası ve yaklaşık 50'ye yakın bitkiden aldığı polenlerle ürettikleri balın özel bir lezzet kazandığını anlatan Koç, balın kilosunu 100 liraya sattıklarını anlattı.



"BU NADİR GÖRÜLEN BİR DURUM"

Bal üreticisi Fatih Eser de bu balın Anzer balına rakip olabileceğini savundu.

Elde ettikleri balın Türkiye'nin her yerinden istendiğini belirten Eser, "Ürettiğimiz balları özellikle, İstanbul, İzmir, Bursa ve Eskişehir gibi birçok bölgeye gönderiyoruz. Balda hiçbir katkı yok. Zaten arılar kendi kovanlarını kendileri yapıyor. Kendi peteklerini ağaçların içerisine örerek bal üretiyorlar. Bu nadir görülen bir durum." şeklinde konuştu.

Eser, yetkililerin bu bala sahip çıkarak, gerekli incelemeleri yapmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

Son Dakika»Ekonomi»Haber [7768640]Haber Yayın Tarihi: 12.10.2015 11:16:00 AA

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 22 Eki 2015 21:24 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

Torununu İyileştiren Pekmezi Şimdi Avusturya'ya Satıyor


Resim



Düzceli Ahmet Kutlu, 1999 depreminde üzerine dökülen kaynar süt nedeniyle vücudunda yanıklar oluşan torununu iyileştiren pekmezi Avusturya'ya satmaya başladı.

Düzceli Ahmet Kutlu, 1999 depreminde üzerine dökülen kaynar süt nedeniyle vücudunda yanıklar oluşan torununu iyileştiren pekmezi Avusturya'ya satmaya başladı.

YANAN TORUNUNU İYİLEŞTİRDİ

Vücudunun büyük bölümü yanan torununun hastanede tedavisi devam ederken bir tavsiye üzerine şeker kamışı pekmezi kullanmaya başlayan Ahmet Kutlu, torunundaki iyileşmeye tanıklık etti. Yaşadıklarından çok etkilenen Ahmet Kutlu, mesleği olan şehirlerarası otobüs şoförlüğünü bırakıp pekmez üretimine başladı. 25 dönüm tarlasında şeker kamışı yetiştirip yıllık 1,5-2 ton pekmez üreten Kutlu, internetten sipariş üzerine Türkiye'de birçok şehrin yanı sıra yurt dışında Kanada'dan Danimarka'ya, Avusturya'dan Macaristan'a kadar şeker kamışı pekmezi gönderir hale geldi. Ahmet Kutlu, seneye üniversiteye başlayacak torununun ikizinden hiçbir farkının kalmadığını belirterek, şeker kamışı pekmezinin şifa kaynağı olduğunu söyledi.

ATALARIN YADİGARI

Atalarının 60 sene önce kullandığı şeker kamışı pekmezinin beyaz şekerin yaygınlaşmasıyla birlikte, yapımı zahmetli olduğu için terk edildiğini, zamanla da unutulduğunu anlatan üretici, "TÜBİTAK'da analiz yaptırdım. Bunun içinde yok yok. Bu bir pekmez değil, ilaç. Ben her sabah üç kaşık yerim, 67 yaşındayım." dedi.

ÇOCUKLUĞUNDAN HATIRLADI

Ahmet Kutlu'nun çocukluğundan hatırladığı şeker kamışı pekmeziyle yeniden tanışıklığının ardında ilginç bir öykü var. Kutlu'nun ikiz torunlarından birinin üzerine, Türkiye'nin büyük acılar yaşadığı 1999 depreminde kaynar süt dökülür. Vücudunun neredeyse tamamı yanan çocuk İstanbul'da hastanede tedavi altına alınır. Hastanede bir kadın çocuğa şeker kamışı pekmezi içirmelerini tavsiye eder. Bunun üzerine Ahmet Kutlu, pekmezden aramaya başlar. Tüm uğraşlarına rağmen ancak Adapazarı'nın iki köyünde toplam 4 kilogram pekmez bulabilir. Annesi, henüz bir yaşında olan oğlunu bu pekmezle besler. Şehirlerarası otobüs şoförlüğü yapan dede Ahmet Kutlu, torunundaki iyileşmeyi görünce mesleği bırakır. Pekmezi bulmakta çok zorlandığı için Düzce'deki 25 dönüm tarlasında şeker kamışı yetiştirmeye başlar. Tarım Bakanlığı'ndan aldığı izinle de 35 metrekarelik bir yerde bu kamışlardan pekmez üretir. Kilosu 50 lira olan pekmezden yıllık 1,5-2 ton kadar ürettiğini ve internet üzerinden siparişle sattığını anlatan Ahmet Kutlu, "Bu pekmez o torunumu ikizine yetiştirdi. O torunum seneye üniversiteye gidecek. Ölümden döndü. Doktorluk bir şeyi kalmadı, iyileşti." diye konuştu.

"ÜRETİMİ ZOR VE ZAHMETLİ"

Şeker kamışından pekmez üretmenin zor ve zahmetli bir iş olduğunu anlatan Ahmet Kutlu, şeker kamışlarından elde ettikleri şerbeti 8 saat kaynattığını, 108 kilogram şerbetten ancak 10 kilogram pekmez çıktığını ifade etti. Türkiye'nin değişik illerinin haricinde yurt dışında Danimarka, Kanada, Macaristan, Avusturya gibi ülkelere de pekmez gönderdiğini ifade eden Ahmet Kutlu, "Yavaş yavaş başladık gittikçe büyüyoruz ve insanların duasını alıyoruz." dedi.

PEKMEZ-İ ALA NEDİR?

Ahmet Kutlu'nun 'Pekmez-i Ala' markasıyla ürettiği pekmez, yüzde 100 doğal olan şeker kamışından yapılıyor. Odun ateşinde geleneksel yöntemlerle kaynatılan pekmez mineral ve vitaminler bakımından çok zengin. Pekmez, doğal şeker içeriğiyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağı. Özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılıyor. Kan dolaşımından çocukların gelişimine kadar, mide ve bağırsak rahatsızlıklarından migrene, mide rahatsızlıklarından prostata kadar birçok rahatsızlığa iyi geldiği ifade edilen şeker kamışı pekmezinin düzenli olarak tüketildiğinde hastalıklardan koruyucu özelliğe sahip olduğu ifade ediliyor.

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 26 Eki 2015 22:06 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

Dünya Sağlık Örgütü: İşlenmiş Etler Kanserojen


Resim



26 Ekim 2015 Pazartesi 14:47

Dünya Sağlık Örgütü işlenmiş etleri kanserojen olarak tanımladı. Sucuk, jambon, pastırma gibi işlenmiş etler sigara ve asbest kadar tehlikeli.

Dünya Sağlık Örgütü: İşlenmiş Etler Kanserojen

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), işlenmiş et tüketimiyle ilgili sağlık riski uyarısı yaptı. Buna göre; salam, sosis, sucuk, jambon, pastırma gibi işlenmiş etlerin, sigara ve asbest gibi kansere yol açma ihtimali var.

İNGİLİZ GAZETESİ RAPORU SIZDIRMIŞTI

İngiliz gazetesi Daily Mail gazetesi Dünya Sağlık Örgütü'nün Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı'nın bugün yayınlayacağı raporu günler öncesinden sızdırmıştı. Açıklama et ve hazır gıda sektöründe şok dalgası yaratacak.

TÜKETENLERDE KANSER RİSKİ DAHA YÜKSEK

İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti sitesinde de kırmızı ve işlenmiş et tüketmekle bağırsak kanseri arasında muhtemelen bağlantı olduğuna dair uyarı yer alıyor. Uyarıda, "Bu tür etleri çok fazla tüketen insanların daha az tüketenlere göre bağırsak kanserine yakalanma riski daha yüksek" ifadesi yer aldı.

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 31 Eki 2015 23:14 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

Kiracıların Ödememesi Gereken Giderler


Resim


Kiracıların bazı masrafları ödemesi gerektiği bilinen bir durum. Son günlerde vergi tarihlerinin de yakınlaşmasıyla kiracıların neleri ödeyeceği karıştı.

Birçok verginin ödemelerinde başlangıç tarihleri yaklaşıyor. Emlak Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi... Peki bu vergileri kimler ödeyecek kimlerden kesilecek? Taşınmazdaki kiracı mı sorumlu ev sahibi? Kiracılar hangi ödemelerden muaf tutulur? İşte merak edilen tüm sorular ve yanıtları...

- KİRACILAR 'EMLAK VERGİSİ' ÖDER Mİ?

1319 sayılı kanun gereğince tüm taşınmaz mallar için ödenen Emlak Vergisi; mesken, işyeri, arsa ve arazileri kapsıyor. Emlak Vergisi'nde taşınmaz malın sahibi tarafından ödeme yapılıyor. Varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina veya arazide malik gibi tasarruf edenler vergi mükellefi oluyor.

Bir bina veya arazide paylı mülkiyet halinde malik olanlar hisseleri oranında mükellef oluyor; Elbirliği mülkiyette ise malikler vergiden müteselsilen sorumlu oluyor.

- KİRACILAR 'ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ' ÖDER Mİ?

Belediye Gelirleri Kanunu gereğince 'Çevre Temizlik Vergisi' ödemeleri yapılıyor. Çevre Temizlik Vergisi'nde Emlak Vergisi'nden farklı bir şekilde söz konusu taşınmazda kim kullanıyorsa o ödeme yapıyor. Kiracı varsa çevre temizlik vergisi ödemeleri onun sorumluluğunda oluyor.

- KİRACILAR 'DASK' ÜCRETİNİ ÖDER Mİ?

Zorunlu deprem sigortası olan DASK, deprem sonucunda meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kayması ile depremin oluşturacağı maddi zararları poliçe kapsamında belirtilmiş biçimde belli limitler dahilinde nakit olarak karşılamasıdır. Bu sigortanın tüm binalar için yapılmış olması gerektiği gibi böyle durumlarda taşınmazla ilgili alım, satıne oldu ki da herhangi bir kiralama işlemi yapılmamalı.

DASK poliçesi ev sahibi adına yapılır. Bu sebeple kiracılar için zorunlu deprem sigortası poliçesi düzenlenmiyor. Fakat bu süreç içinde kimi taşınmaz sahipleri DASK poliçesinin masraflarının da kiracı tarafından ödenmesini istiyor. Bu durumda kiracı Zorunlu Deprem Sigortası'nı " Sigorta Ettiren" sıfatıyla, sadece ev sahibi adına yaptırmış oluyor. Ancak her durumda tazminat, tapuda "Hak Sahibi" olarak belirtilen kişiye ödeniyor.

- KİRACILAR KALORİFER KAZANI GİDERLERİNİ ÖDER Mİ?

Apartmandaki kimi giderler, kiracılar tarafından kimi giderler ise ev sahibi tarafından ödeniyor. Masraflara katılımdaki kıstas, taşınmaz demirbaşında kalıcı bir değişikliğin yapılıp yapılmadığı oluyor. Kiracı günlük bakım, temizlik ve güvenlik gibi masrafları ödemek ile yükümlü oluyor. Ancak apartmanda yapılan kalıcı değişikliklerden ev sahibi sorumlu oluyor. İlgili mevzuat ve yargıtay kararları gereğince kalorifer kazanı ile ilgili giderlerin kiracı tarafından değil doğrudan kat maliki tarafından karşılanması gerekiyor.

KİRACILARIN ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNDE OLMADIĞI DİĞER GİDERLER

Kiracının ödemekle yükümlü olmadığı diğer giderler ise, ana yapının temel giderleri yani demirbaş giderleridir. Bu giderler daire sahibi tarafından ödeniyor.

Örneğin, binanın boyanması işi, demirbaş gideri olması nedeni ile bu gider bağımsız bölüm malikinin ödemesi gereken giderdir. Ayrıca asansör elektriğine bakım onarımına da katılmazlar.
Ayrıca; bakım onarım için aidatın yükseltilmesi gerekçeli olmalıdır, yanı tadilata başlanmadan aidat toplanıyor ise yöneticinin fon oluşturması gerekiyor. Asansör eskidi ise yeni modeli ile değişimi için fon oluşturmalı. Kapıcının kıdem tazminatı için fon oluşturmalı. Bu fonlardan sadece kat malikleri sorumlu tutuluyor ve kiracıların hiç bir sorumluluğu bulunmuyor.

KİRACILARIN ÖDEMESİ GEREKEN MASRAFLAR

Kiracılar ortak giderlere katılmakla yükümlü sayılırlar. Kiracıların kapıcının net maaşının ödenmesine, apartman ortak su giderine, apartman ortak merdiven otomatiği giderine, apartman temizlik giderlerine ve bunun gibi işletme giderlerine katılmaları gerekiyor.

Kiracı olarak oturduğunuz evin gerek ısınma, gerekse binanın diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ödediğiniz yan giderler, daha önce kararlaştırılmış miktardan fazla olduğu takdirde, ev sahibinin ekstra giderleri en geç bir yıl içinde size bildirme zorunluluğu bulunuyor. Bir seneyi aşan durumlarda ev sahibinin kiracıdan bir hak talebinde bulunma şansı kalmıyor.

Kiracılar, kira bedelinin yanı sıra; kiracının günlük hizmetlerine sunulan, kapıcı hizmeti, ortak kullanılan elektrik-su bedeli gibi giderleri ödemek zorunda oluyor.
(Kaynak:Habertürk)

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 16 May 2016 23:55 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

BES'e 'otomatik' katılacaklara 45 yaş sınırı

16 Mayıs 2016 13:53

Bireysel Emeklilik Sistemi'nde otomatik katılımı sağlayacak çalışma tamamlandı. BES'e 45 yaş sınırı getirildi.

45 yaşın altında kalan tüm çalışanların otomatik olarak BES’e dahil edileceği ve 6 ay zorunlu olarak 100 lira kesinti yapılmasının benimsendiği öğrenildi.

Geçen hafta içinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) otomatik katılımı sağlayacak çalışmayı tamamladıklarını söyledi. Habertürk'ten Rahim Ak'ın haberine göre, BES’e dahil olmayan tüm çalışanların 6 ay boyunca katılması ve aylık 100 liralık kesintiler yapılmasının planlandığı ancak 45 yaş sınırının getirildiği öğrenildi. Buna göre BES’e dahil olabilecek şekilde çalışan 18 milyon kişinin 4 milyonu zaten sistemde olduğu için geri kalan 14 milyon değil 45 yaş üstünde olan 12 milyon otomatik olarak sisteme dahil edilecek. 6 ay boyunca 12 milyon kişiden kesilen 100’er lira sonunda 7.2 milyar lira birikecek. Eğer 6 ay sonunda kimse sistemden çıkmazsa 1 yılda 14.4 milyar lira birikim sağlanacak. Otomatik katılan kişilerin yarısı çıkarsa ilk yıl 10.8 milyar lira toplanacak. Sonraki yılllarda fazladan 7.2 milyar lira sisteme girecek. Devlet ise tıpkı mevcut BES sisteminde olduğu gibi her 100 liraya 25 lira katkı payı verecek. Önceleri düşünülen işveren katkısı ise taslağa girmedi. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ramazan Ülger de hafta içinde işveren katkısız otomatik BES’in istenilen katkıyı veremeyeceğini söylemişti.

ZARAR EDENE FON YÖNETİMİ YOK

Diğer yandan asgari ücretliden bile zorunlu olarak para kesilecek olması bu fonların yönetimini de tekrar gündeme getirdi. Çalıştaylarda otomatik katılımda oluşacak 4-5 büyük fonu yönetenlerin performanlarına bakılması önerildi. Fonu zarar ettiren şirketin veya kişinin bir daha fon yönetmemesi de kaydedildi. Ancak bu konunun taslağa girip girmediği henüz netleşmedi. Otomatik BES’te tartışılan diğer konu ise fon seçimlerinin de risk algısına göre yapılması ve sistemden çıkışların da buna göre düzenlenmesi. Örneğin hisse fonunu seçenlerin 1-2 yılda sistemden çıkışıına izin verilmemesi bunun yanında likit fonları seçenlere olanak sağlanması. 6 ay sonunda fondan çıkış izni verildikten sonra her an değil örneğin 1 yıl 2 yıllık aralıklarla sistemin çıkış kapılarının açılması, bu kapılar açılırken de sürenin seçilen fona göre değişmesi öngörülüyor. Böylece likit fonu seçenler için bir sonraki çıkış 6 ay sonra olurken, hisse fonundaki kişi için 5 yıl sonra olabilecek.

SİGORTA SEKTÖRÜ FRANSIZ KALIYOR

Sigorta sektöründe şu anda faaliyet gösteren 37 hayatdışı, 19 hayat-emeklilik ve 4 hayat şirketi olmak üzere toplam 60 sigorta şirketi bulunuyor. 2015 yıl sonu itibarıyla Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 1.6’sına karşılık gelen prim üretimine sahip sigorta sektöründe yabancı sermayenin payı yüzde 72 seviyelerine ulaştı.

Şirketlerin ödenmiş sermaye miktarı baz alınarak hisse sahiplerine göre dağıtılması sonucunda sektörde en yüksek sermaye payına % 23 oranı ile Fransa orijinli şirketlerin sahip olduğu görülüyor.

İKİNCİ ALMANYA

Fransa’yı yüzde 17 oranı ile Alman şirketleri takip ediyor. Borsada halka açık payın yüzde 4 olduğu sektörde yerli sermayenin payı da Fransızlar kadar yani yüzde 23 seviyelerine kadar geriledi. Yabancı sermayenin Türkiye’yi tercih etmesinin altında yatan neden ise tabii ki taşıdığı potansiyel. 2014 yılı resmi istatistiklerine göre Avrupa ülkelerinin ortalama penetrasyon oranı yüzde 6.8 (Sigorta Primi / GSYİH) iken bu oran Türkiye’de yüzde 1.4 seviyelerinde. Bu oran, gelişmiş Avrupa ülkelerinden Hollanda’da yüzde 11, İngiltere’de yüzde 10.6 ve Fransa için yüzde 9.1 seviyelerinde.

ANADOLU HAYAT YÜZDE 19 BÜYÜDÜ

Anadolu Hayat Emeklilik 2016 yılı ilk çeyrek finansal sonuçları açıklandı. Bireysel emeklilikte katılımcı sayısını 31bin 823 kişi artıran Anadolu Hayat Emeklilik, yatırıma yönlendirilen katkı payı tutarında da en yüksek artışı gerçekleştiren şirket oldu. 2016 yılı ilk çeyreği itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre, özkaynaklarını % 8, aktif büyüklüğünü % 19, brüt kârını ise % 14 oranında artırdı. Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Genel Müdürü M. Uğur Erkan, “Şirketimizin mali gücünü ve müşterilerimizin bize duyduğu güveni yansıtan aktif büyüklüğünde 12.5 milyar TL’ye ulaşılarak bu alandaki sektör liderliği perçinlenmiştir. İstikrarlı, dengeli ve kârlı büyümesini sürdüren Anadolu Hayat Emeklilik, 2016 yılı ilk çeyreği itibarıyla başarılı bir dönemi geride bıraktı” dedi.

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 19 May 2016 03:18 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

FED tutanakları piyasaları korkuttu!


Piyasaların yakından beklediği ABD Merkez Bankası Fed'in son toplantı tutanakları açıklandı.
Eklenme Tarihi: 18/05/2016 22:16 -


Fed'in son toplantı tutanaklarına göre, eğer ABD ekonomisi yılın ikinci yarısında daha güçlü büyüme sinyalleri verirse Fed Haziran ayında faizleri artıracak.

Tutanaklara göre Haziran'da faiz artırımı için ayrıca enflasyonda yükseliş ve işsizlikte azalma şartları da devam ediyor.

Reuters haber ajansı, Fed'in Haziran ayında faizleri artırma ihtimalinin piyasa uzmanlarının beklentisinin aksine daha yüksek olduğuna işaret etti.

Tutanaklara göre Fed üyeleri ABD ekonomisinide enflasyonun yüzde 2 olmasına ihtimal veren ekonomik iyileşme gördüklerini ve küresel ekonomik yavaşlamadan çok da tedirgin olmadıklarını ifade etti.

Bu da Haziran ayında faizin yükselme ihtimalini artırıyor.

HAZİRAN'DA FAİZ ARTIŞI NE DEMEK?

Haziran'da faizin artması, dolara olan ilgiyi artıracağı için doların TL karşısında güçlenmesi anlamına geliyor.

Uzmanlar, Haziran'da faiz artırımı olması durumunda TL'nin 3 TL sınırını yeniden aşabileceğine işaret etmişti.

Bugün Merkez Bankası'nın beklenti anketi de dolar için yıl sonunda 3,10 TL seviyesine işaret etti.

Doların TL karşısındaki tarihi rekoru ise 3,07.

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 24 May 2016 23:18 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Sağlık,spor,ekonomi ve her alanda güncel paylaşımlar.
Yeni mesajGönderilme zamanı: 26 May 2016 06:36 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

https://www.youtube.com/watch?v=iKoq4EhRtPM

_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 Mesaj Başlığı: Re: Moncler S Mayuko Women Coat Hot Sell Black - $303.00 : Profe
Yeni mesajGönderilme zamanı: 29 May 2016 18:51 
Kullanıcı avatarı
Kayıt: 01 Mar 2014 15:21
Mesajlar: 1359
Meslek: Fotoğrafçılık

Resim


Venezuela ekonomisi "çöküyor"

Eski Devlet Başkanı Hugo Chavez'in 2013'te vefatının ardından ülkenin büyüme hızı yavaşladı.
GÜNCELLEME29.05.2016 15:31

Venezuela ekonomisi "çöküyor"

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) önemli bir üyesi olan Venezuela'da petrol fiyatlarının düşmesiyle hızlanan ekonomik kriz derinleşirken, enflasyon yüzde 720'lere ulaştı, dış borç da 120 milyar dolar sınırına geldi.

2006 ve 2007 yıllarında sırasıyla yüzde 9,9 ve yüzde 8,8 büyüyen ülke ekonomisi, sonraki yıllarda bu seviyelere yaklaşamadı.

Venezuela, 2012'de yüzde 5,6 büyürken, ülkenin risk priminin artırmasıyla 2013'te büyüme sadece yüzde 1,3 düzeyinde gerçekleşti. Daha sonra daralma sürecine giren ülke ekonomisi, 2014 ve 2015 yıllarında sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 5,7 küçüldü.

Uluslararası Para Fonu (IMF) ülke ekonomisinin bu yıl da yüzde 8 daralmasını bekliyor.
Ülkede enflasyon da yüzde 720'lere ulaştı. IMF, enflasyonun gelecek yıl yüzde bin 642 olacağına ve ülkeyi ekonomik olarak çöküş durumuna getireceğine işaret ediyor.

ÜLKENİN ULUSLARARASI REZERVLERİ DE GERİLEDİ

Venezuela Merkez Bankasının verilerine göre, ülkenin uluslararası rezervleri Temmuz 2015'ten bu yana yüzde 50 geriledi.

Yaklaşık 25 milyar dolar seviyesinde bulunan ülkenin uluslararası rezervleri, petrol fiyatlarının düşmesi ve hükümetin borçları ödemek için bu rezervleri kullanmasından sonra 13 milyar dolara geriledi. Ülkenin döviz gelirinin yaklaşık yüzde 95'i petrol satışlarından geliyor.

Petrol fiyatlarındaki gerileme, ülkenin gelirlerini ciddi oranda etkiledi ve bu durum bütçesine de olumsuz yansıdı. IMF, bu yılın bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 20'lere ulaşacağını tahmin ediyor. Söz konusu bütçe açığı 2013 yılında milli gelirin yaklaşık yüzde 12'sine denk geliyordu.

DIŞ BORÇ ARTIYOR

Ekonomik sıkıntılarını aşmak için Çin gibi ülkelere yönelen Venezuela'nın dış borç yükü de her geçen gün artıyor.
Venezuela Merkez Bankası verilerine göre, ülkenin toplam dış borcu bu yılın mart ayı sonunda 120 milyar dolara ulaştı. Ülkenin bu borcunun üçte biri
dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin'e ait. Venezuela'nın, borç ve faiz ödemesi için gelecek 18 ay içinde yaklaşık 20 milyar dolara ihtiyacı bulunuyor.
Hükümet ve Merkez Bankası, 2003 yılından beri sıkı döviz kontrolü uyguluyor. Uzmanlara göre, bu kontrol şirketlerin ve vatandaşların döviz ihtiyaçlarını karşılamak için karaborsaya yönelmesine yol açıyor.

Her beş kişiden birinin işsiz olduğu ülkede, halk günde 18 saati bulan elektrik kesintileriyle boğuşurken, gıda ihtiyaçlarını gidermek için uzun kuyruklar oluşturuyor.

Ülkedeki enerji kısıtlamaları nedeniyle kamu çalışanları haftada iki gün işe gidiyor. Venezuela hükümeti, ekonomik krizin etkilerini azaltmak için gıda kuponu ödemesi gibi çeşitli önlemler uygulamaya koyarken, krizi gittikçe hisseden vatandaşlar sokak gösterileri düzenliyor.

İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan, Venezuela'nın ekonomik durumunu AA muhabirine değerlendirdi.

Manukyan, şunları kaydetti:
"Venezuela'da tamamen petrol gelirlerine dayanan bir model var. Bu, zamanında gerekli gelir çeşitlendirmesi yapılmadığından çöküş aşamasına girdi. Güven yok olduğundan enflasyon da patlıyor. Petrol fiyatlarında hızlı bir toparlanma olmazsa, ülkenin borçlarını ödeyememesi ve siyasi karışıklık maalesef kaçınılmaz. Margaret Thatcher 'Sosyalizmin sorunu, önünde sonunda harcamak için başkasından aldığınız paranın bitecek olmasıdır.' der. Venezuela da gerekli reformları yapmadığından o durumda."





_________________
Yapılan yorum-analiz-grafik ve paylaşımlar,
kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir.


Çevrimdışı
 Profil  
 

Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8  Sonraki


 Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir



Uyarı : Bu sitede tüm içeriği üyelerimiz oluşturmaktadır.5651 sayılı yasa gereği hukuki sorumluluk içeriği oluşturan üyemize aittir.Hukuka aykırı bir içerik gördüyseniz
ya da herhangi bir üyenin içeriği nedeniyle haklarınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız borsayorumu@borsayorumu.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.